Hakkımızda

Professor Suha Özkan Hon F AIA

B Arch M Arch AA Dipl Hons PhDHon F AIA ve SMD Onur Üyesi

NEDEN

Uzun yıllar uluslararası yöneticilik ve akademisyenlik yaptım. Yüzü aşkın ülkeyi gezip dengimiz profesyonel kişilerle tanıştım. Birlikte çalıştım. Bu konumun doğal sonucu armağan edilen ve satın alınan kitaplar birikti.

2009 yılında Türkiye'ye döndüğümde, ister istemez kitapların büyük bir kısmı paketleri açılmadan, depo ortamında saklanmak durumunda kaldı. Kitapların bu erişilemez durumu bizi hep rahatsız edegeldi. 2009 yılında 27 yıl yaşadığım Cenevre’den ODTÜ'ye dönünce Ankara’da genellikle mimarlık monografileri, tematik ve tarihsel antolojiler ile mimarlık tarihi ve kuramından oluşan bir seçkiyi barındıran kitaplığı geçici olarak Ankara'da oluşturdum. Bu ortam için seçilmiş kitaplar çok nitelikli olsa da sayı olarak yetersizdi. 2012 yılında ODTÜ'den emekli olunca Bodrum'a yerleştik. Şansımız iyi gitti bir yandan kitap almayı sürdürürken, öte yandan kitaplara da bir ev aldık.

Kitaplığın Bodrum'da yer alması bizim yaşamımızın kalan kesimini burada sürdürme kararı vermiş olmamızdan kaynaklanıyor. Bodrum küçük bir kent, yoğun yapı istemi nedeni ile de, mimarlık ortamı çok harekettli. Burada 300'ü aşkın mimar var. Bodrum'da uygulama yapan başka kentlerden gelen mimar sayısı da çok yüksek. Artık bilgiye erişmek internet ortamında çok kolay ve fiziksel bir kütüphane gerektirmeyen bir işlemler dizisi. Yine de kitapları ve özgün belgeleri incelemek, dokunmak, okumak bambaşka bir tutku. Hele bu tarihi bir mekânda ve Akdeniz ortamında olunca daha çekici olur, diye düşünüyorum. Yüzyılı aşkın bir geçmişi olan bir Bodrum evi kitaplarla donanmış bir çevrede ise tatilde biraz mesleki kaçamak için bile olsa heyecan verici olmaz mıydı? Bu heyecanı yaratmak ve yaşatmak istedim. Toplam kitap, dergi ve özgün belge sayımız yirmi bini geçiyor. Geçen aylarda yerleşirken belirli tür kitapları yeniden kendi özel ortamımıza geri taşımamız gerekti. Çünkü Bodrum Mimarlık Kitaplığı ortamını bir "raflar ormanı" yapmak doğru olmazdı. Özellikle ortaya çıkardığımız ve özenle yepyeni bir oluşuma kavuşturduğumuz taş duvarları raflarla kapatmak, o yapının özgül değerlerine ters düşerdi. İstemedim. Burada olmayan kitaplar genel kültür, edebiyat, felsefe ve öğrencilik yıllarından bu yana topladığım ancak özel anlamı olan yapıtlar. Onları ayıkladım ve geri gittiler. Mimarlık, tarih, kentler ve sanat ürünleri burada yer almakta.

Yapı bütün kitap birikimimize küçük geldiği gibi doğrusu ileride olabilecek kitap bağışlarına ve kendi edinimlerimize yer açmak için buraya koymamaya karar verdim. Çünkü güçlü ve anlamlı bir "Mimarlık Kitaplığı" olabilmesi için tematik ve sınırlı bir koleksiyon olması gerekir diye düşündüm. Böylece "İlk-Özel " topluma açık mimarlık kitaplığı gerçekleşti.

Kitapları ve belgeleri, zamanı geldiğinde bir büyük kuruluşun koleksiyonuna bağışlamak, hatta birçok saygı duyduğum meslektaşımın yaptığı gibi satmak yaşlanınca kolay bir çıkış olurdu. Bu çıkış ise, belki kitapları korurdu ama kesinlikle kitap sevgisinden yoksun olurdu. Doğrusu hep olageldiği gibi onlarla birlikte yaşamak en doğal çözümdü.

KOLEKSİYON

Bodrum Mimarlık Kitaplığı, genellikle mimarlık meraklılarına, öğrencilere, mimarlara hitap etmektedir. Çeşitli araştırmalara da yer ve ortam olarak olanak veriyor. Ama belgelik olarak Mimar Vedad Tek'in özgün belgeleri ile yıllarca süren, Columbia Üniversitesi'nin ODTÜ ile birlikte yaptığımız Bodrum ve Turgutreis çalışmalarımızın ham ve özgün belgelerini saklamamız ve araştırmacılara sunmamız için buranın sağladığı olanak çok önemli. (bkz. Turgutreis 1974, Literatür Yayıncılık 2015)

Vedad Tek belgeleri için Pelin Derviş'e, Turgutreis belgeleri için de Richard Plunz'a derin şükran borcum var. Bu kitaplığın olağanüstü bir koleksiyon olacağına inancım daha açılmadan oldu. Ayla Tabanlıoğlu kendisinde bulunan Hayati Tabanlıoğlu ve Tabanlıoğlu Architects'e ait yüzlerce kitap armağan etti. Muhittin Güreli'nin sanatsever oğlu Ali Güreli babasına ait yine birçok kitap, dergi ve broşürü "Hocam, buraya yakışır," diyerek armağan etti. Böylece bir dönem (1930-40'lar) Alman mimarlığını ortamımıza katmış olduk. Ne yazık ki çok geç (2005) tanıdığım için hep hayıflandığım, benim hem eylem ortağım, hem çok yakın dostum Şefik Onat onlarca yıl bir mimarlık sevgisi ile biriktirdiği yüzlerce kitap ve dergiyi bağışladı. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Ali Cengizkan'ın fakültenin bütün yayınlarını bağışlaması burayı bir ODTÜ şubesiymiş gibi güçlendirdi. Ayrıca, Doruk Pamir ve Ahmet Berk değerli belgeler verdiler. Mimarlık üzerine her türlü kitap, dergi, broşür ve özgün çizimleri severek kabul edip mesleğimiz adına koruyup, araştırmacılara sunmaktayız.

Yönetim modeli olarak "Açık Büro" kavramını geliştiriyorum. Biz orada olalım, bizden ya da kitap ve belgelerden yararlanmak isteyenler, "Hoş gelsinler". Haftada 5 gün toplam 30 saat isteyen gelip bu ortamı kullanabilecek. Onun dışında ben seyahat etmediğim zamanlarda orada olacağım. Randevu üzerine herhangi bir zaman durumumuz uygunsa açacağız. Önemli olan etkileşim değil mi? Bu kişisel de olabilir, doğrudan belgelerle de olabilir. Kullanıcıya kalmış.

YAPI

2012 yılında Bodrum’a yerleşip kitaplara eski bir taş mandalina ambarı gibi yapı sanatı açısından değerli olmayan ama anlamlı- bir yapı ortamı ararken, kent merkezinde bulduğum bu ev yepyeni bir hedef ortaya çıkardı.

Yapı 20 yüzyıl dönümünde, Belediye Başkanı olarak görev yapmış Sarıağaoğlu Ali Efendi konağı olarak bilinmekteydi. Her ne kadar zaman içinde Victor Ananias’ın öncülük ettiği “Buğday” hareketini merkezi ve Vejetaryen Lokanta olarak hizmet etmiş ise de, uzun yıllar terk edilmiş ve bakımsız durumda olsa da Bodrum’da ancak varlıklı kesimim yaptırabildi kiremit çat nedeni ile çok tahrip olmamıştı.

İşe hiç düşünmeden Ahmet İğdirligil ile başladım. Ahmet İğdirligil bütün yaşamını Bodrum mimarlığına adamış sevilesi, takdir edilesi bir meslektaşımdır. Yapı, çevresi imara açıldığı için yok olmuş bir mandalina bahçesi içinde yer alan bir kırsal yapı. Alt katı ahırmış. Üst kattan ayrı bir girişi olan, ikinci kat eskiden konutmuş. İki kat ise zamanla birleştirilmiş ve koridordaki ahşap kirişler kesilip bir merdiven yerleştirilmiş. Yapının temelsiz olması karşılaştığımız bir sürpriz oldu. Ahmet, bir buçuk metreyi bulan derinlikte, yerel dilde "topuk" dedikleri bir yirmi santimetrelik betonarme kuşakla, temel olacak bir biçimde binayı dört yandan yapısal güvenceye aldık. Yapının herhangi bir hizmet mekânı yoktu. Emsal gereği hakkımız olan 72 metrekarenin yalnızca yarısını kullanarak tuvalet, çay ocağı ve kahve salonu oluşturduk. Bu kesim özenle yoldan eski yapının görünümünü etkilemeyecek bir duyarlılıkla, bir kesimi yer altına alınarak, alçak bir ek olarak gerçekleşti.

Dış duvarlara dokunmadık. İç duvarların özellikle çepeçevre olanların sıvalarını sıyırıp özgün taş örgüyü ortaya çıkardık. Orada Halil İbrahim Adalı ve restorasyon ekibinin gerçekleştirdikleri duvar dokusu, herkesin hayranlığı ile takdir ediliyor. Burayı kitaplık yapan rafları, masa sandalye vb. bütün iç mimari öğeleri ODTÜ'den sevgili öğrencim (hem Levent Loft'taki evimizi hem de Ankara Bestekâr Sokak'taki mini kitaplığımızı) gerçekleştiren Yavuz Savaş yaptı. Onun yaratıcı çözümleri, kitap gibi ağır yükleri dar mekânlarda sundu ama ağırlıklarını hissettirmediği gibi çok beğenim gurur duyduğumuz moloz taş duvarları raflarla kapatmadı. Üstelik burası için geliştirdiği hafif kayar merdiven ile en üst raf düzeylerini erişilir bir duruma getirdi. Özgün tarihi duvar yüzeylerine dokunmadan her iki taş duvarla karşılıklı iki "raf-duvar" çözümü, mekânları izleyenlere alçak gönüllü Bodrum Evi'ni kitapları kucaklarken geri durma duyumsamasını sağladı.

Yapıda 7 bölüm var. Girişte yer alan iki büyükçe odanın biri 30-40 kişilik Toplantı Salonu. Öteki odada yönetim masası var. Mimar monografileri, mimarlık antolojileri, mimarlık kuramı, tekil yapılar, öğrenci tezleri ve projeleri bu odada bulunmakta.

İnildiğinde yeni eklememiz var. Burada tuvaletler ve çay salonu yer almakta. Tepeden ışık alan hoş ve dingin bir ortam gerçekleştirdik. Üst katta 4 oda bulunuyor. Bunlardan biri, sevgili dostum Doğan Hasol'la onurlandırılmıştır. Hasol bütün meslek yaşamım boyunca, onlarca yıl bana bütün eserlerini ve ürünlerini yollaya-gelmişti. Yayımladığı Türkiye'nin en uzun soluklu dergisi YAPI adına Süreli Yayınlar Odası'nı Doğan Hasol'a, teşekkürlerimizle, adadık. Öteki 3 odadan biri medya ve yeni mimarlık sunuşlarının ve değerli belgelerin bulunduğu yer. Karşısındaki oda mimarlık tarihi, kent monografileri, yöre mimarlığı ve sanat kitaplarını barındırmaktadır.

DESTEKLER

Üst katta gelecek yıllarda elden geçirip sınıflandıracağım binlerce özel ve özgün belge var. Şimdilik ham dosyalar olarak korunuyor. Bu kesim kullanıcılara henüz açık değil. Gelecek aylar ve belki de yıllar boyu çalışacağım oda burası. Türkiye'de birçok tutum çok olumlu yönde değişti. Gönüllülere gönül veren insanlar var. Emre Arolat ve EAA uzmanlık isteyen ve ağır parasal kaynak gerektiren kataloglama işine destek olmaktadır. Şimdilik rafları dolaşarak arama yapan ilgililer, böylece aramalarını bilgisayar ortamında yapabilecekler.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Atila Cangır bütün fotoğraf belgeleme işlerini olağanüstü bir yetenek ve yaratıcılıkla üstleniyor. Fotoğraf sanatçısı Ömer Doğan mimarlık sevgisi ile dolu bir komşum olarak, oluşumu sürekli belgelemekte. Ziyaretleri boyunca bu ortamı belgeleyen Murat Artu da anlamlı bir dizi oluşturdu. Bu projenin tamamını kendi kaynaklarımla gerçekleştirdim. Bu süreç içinde kendi mimarlık severlikleri ile Bülent Eczacıbaşı ve Zeynep Bodur, Eczacıbaşı Holding ve Kalebodur olarak en ciddi destekçiler oldular. Bu destekleri Pelin Özgen ve Kaan Karasoy yönetip gerçekleştirdiler. Ayrıca Faruk Malhan kendi tasarımı seramik takımlar armağan etti. Mimarlık dostları sağ olsunlar.